12 Mart 2016 Cumartesi

Lebenslangerschicksalsschatz

HIMYM izleyenler bilir:
"İstediğin şey olmaya çok yakındır ama istediğin şey değildir."
Tam olarak bu.

Güzel bir şehir, güzel bir ev, güzel bir üniversite, sağlam bir bölüm, dışarıdan bakıldığında özenilen bir ilişki ve en önemlisi sağlık.

Her şey yolunda. Görünürde tabi.

"Daha ne istiyorsun Allah'ın belası" dediğinizi duyar gibiyim.

Dışarı çıkasım yok. Evde durdukça delirecek gibi oluyorum. Zaten günün okula gitmediğim zamanlarında sadece uyuyorum.

Hiçbir şey zevk vermiyor. Yazmak bile. Yazılarımın olduğu klasör yarım bırakılmış yazılarla dolu. Tamamlayacağımı da sanmıyorum.

Yazının başına dönersek olay şu: ortada uzun zamandır tamamlamaya uğraştığım bir puzzle var. Artık sonuna yaklaşmışken bir şey fark ediyorum. Bir parça eksik. Tam ortadaki parça. Bu şekilde, eksik şekilde, o kadar çirkin görünüyor ki...

En son böyle hissettiğimde hiç iyi sonuçlanmamıştı benim için. Ben mutsuzluk diyorum. Siz psikologlar nasıl diyor? Ah! "depresyon"

Sanırım geçen sefer olduğu gibi sorunumu yine kendim halledeceğim.

PS1: Almanca bilmeyen başlığı çok sallamasın.

PS2: Söz konusu puzzle tamamen hayal ürünüdür.

Unutmadan, bu yazı tam olarak 2 dkda sadece iç dökmek için yazıldı o yüzden çok şaapmayın. Neyse gittim ben. Daha puzzle'ımın kayıp parçasını bulucam.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder